Önlenebilir Ölümler Ülkesi Olarak Türkiye
Ölüm, her zaman biyolojik bir son değil, aynı zamanda toplumsal ve siyasal bir olaydır. Kimlerin nasıl, nerede ve ne zaman öldüğü, ölümün toplumsal, kültürel ve siyasal bağlamlar içinde […]
Ölüm, her zaman biyolojik bir son değil, aynı zamanda toplumsal ve siyasal bir olaydır. Kimlerin nasıl, nerede ve ne zaman öldüğü, ölümün toplumsal, kültürel ve siyasal bağlamlar içinde […]
Cis-hetero patriyarkal sistem ve heteronormatif devlet. aygıtları, lubunyaları sadece kriminalize etmekle kalmıyor aynı zamanda tarihten bugüne özneleri “normallik” adı altında silmeye, dönüştürmeye ve susturmaya çalışıyor. Oysa lubunya olmak, […]
“Antroposen, doğanın insan etkinliklerine tamamen boyun eğmesinin bir sonucudur. Doğa tüm bağımsızlığını ve saygınlığını kaybeder. İnsanlık tarihinin bir parçasına, bir eklentisine indirgenir. Doğanın yasallığı insan keyfiliğine, insan eyleminin […]
Gündelik hayatın kendisinin görmek olduğunu söylemek pek yanlış bir tanımlama olmaz. Görmekten kasıt yalnızca fiilen bakma eylemi değildir. Arka plandaki akışı, ne olup bittiğini, gündemi takip etmek, kentin […]
Zorunlu göç, iki ana nedenden kaynaklanır. Birincisi, devletin veya devlete eş güçte olan kurumsal bir yapının (örneğin devletin alan açtığı, devletle iş birliği içinde olan lokal güçler, aşiretler […]
“Eylemsizlik seremonisi şu anlama gelir: Yaparız ama hiçbir şey için. Bu hiçlik, bu amaçtan ve kullanımdan yoksunluk, eylemsizliğin özüdür. Mutluluğun temel formülüdür. Walter Benjamin’in flaneur’ü eylemsizlikle belirtilir: Gezginin […]
İlerleme kavramı tarih boyunca hem felsefe dünyasında hem de diğer sosyal bilimlerce bir anlam arayışı içerisinde olmuştur. Kurgulanmış bir kavram mı yoksa tarihsel bir süreçte katmanlı olarak sıralanan […]
Kumburgaz fay zonundan yükselen ilk uğultu depremi değil, siyasetimizi sarsan bir soruyu kulağımıza fısıldadı: yer kabuğu gerilirken biz hala betonun suskunluğuna mı güveneceğiz? Merkez üssü Kumburgaz’ın derinliklerinden 23 […]
Nezih Erdoğan “Ulusal kimlik, kolonyal söylem ve Yeşilçam melodramı” makalesinde kolonyal söylemin ötekini aynada görmek gibi, kendini görünenden farklı olarak anlamaya çalışan Lacan’da narsistik çocukluk evresi ile benzediğin […]
8 Aralık Şam’ın düşüşü ardından Suriye’de inşa olan yeni rejimin hangi karakterde olduğu üzerine düşünecek olursak sanıyorum iktisadi analiz ve tarihsel analizlerin yanında bir dizi aktüel gelişmeye de […]