İsrail’in ateşkesleri bozma geçmişi ve İslam Cumhuriyeti’nin bölgedeki politikaları dikkate alındığında, oldukça kırılgan bir ateşkesle karşı karşıyayız.
Bu ateşkes devam etse bile, Filistin özgür olana kadar bölge barış görmeyecek.
İsrail, Gazze’deki soykırımını sürdürüyor; nüfus en temel yaşam ihtiyaçlarından — su, yiyecek, elektrik, ilaç ve barınak — mahrum bırakılmış durumda ve bu ihtiyaçlara ulaşmaya çalışırken her gün onlarca kişiyi katlediyor.
Bu arada Batı Şeria’da, kasabalar ve köyler İsrail işgal ordusunun geniş çaplı, koordineli istilalarına maruz kalıyor.
Mücadelemiz faşizme ve savaşa karşıdır—her cephede.
Savaşın başından bu yana, sadece on bir gün içinde ve İsrail adına casusluk bahanesiyle, İslam Cumhuriyeti üç mahkumu idam etti. Ateşkesin ilanından henüz bir saat bile geçmemişti ki, İslam Cumhuriyeti’nin baskıcı kurumları ülke içinde demir yumrukla baskı uygulayacaklarını duyurmaya başladı:
“En kısa sürede en ağır cezayı.”
Afgan İranlılar ve göçmenler ciddi tehlike altında. Etnik ve ulusal gruplara—özellikle Kürtler, Araplar ve Beluçlara—yönelik nefret söylemleri artmış durumda ve onlar da risk altında.
Kadınlar ve queerler, İsrail’in İran’a saldırısının ilk günlerinde rejim tarafından zaten hedef alınmışken, şimdi çok daha ağır bir baskıyla karşı karşıya kalacaklar.
Evin hapishanesini bombalayarak İsrail, İran’daki İslam rejiminin siyasi mahkumları Tahran’ın dışındaki insanlık dışı tesislere nakletme yönündeki uzun vadeli planını gerçekleştirmesine yardımcı oldu. “Siyasi olmayan” olarak etiketlenenler bile artık dayanılmaz koşullarda kapana kısılmış durumda.
Bunlara ek olarak, savaş sonrası derinleşen ekonomik kriz de tabloya eklendi.
Her zamankinden daha önemli olan şey, örgütlenmek ve mücadeleye devam etmektir!
#No_Justice_No_Peace
#End_Genocide_In_Gaza
#Jin_Jiyan_Azadi
#Woman_Life_Freedom
*Metnin orijinal haline @feminists4jina hesabının 25 Haziran 2025’te paylaşımdan ulaşabilirsiniz.
https://www.instagram.com/p/DLTfY3uRDnt/?img_index=2&igsh=aTg2OXhvMzNuZGRs
